
7th Apr 2025
Bir gün, Anneleri Nevra Hanım, Ege ile Defne’yi evlerinin aşağısında bulunan ormanlık alana götürdü. "Burada oynamak çok eğlenceli!" dedi Ege, gülümseyerek. Defne, etrafa bakarak, "Bak Ege! Şu göl, ne kadar güzel! Hadi gidelim!" diye bağırdı. İki kardeş, neşeyle göle doğru koşmaya başladılar. Gölde suyun üzerinde zıplayan küçük kurbağalar gördüler ve hemen onları yakından incelemek istediler.
Ege, yere oturup eline küçük bir kurbağa yavrusu aldı. O sırada Defne, onu görünce korkuyla annesinin yanına gitti. “Anne! Ege, bir kurbağa buldu! Korkuyorum!” dedi. Annesi, gülümseyerek, “Defne, kurbağalar çok sevimlidir. Onların da evlere, ormanlara dâhil olmak gibi çok önemli görevleri var,” diye cevapladı. Defne, annesinin sözlerini dinleyerek cesaretlendi. “Ama büyüyünce onu geri getireceğim!” dedi kararlı bir şekilde ve annesinden izin alarak kukur-bagayı evlerine götürmeye karar verdi.
Eve dönerken, Defne küçük kurbağayı dikkatlice taşıyordu. "Ona ne isim vereceğiz?" diye sordu Ege merakla. Defne düşünceli bir şekilde, "Bence ona 'Zıpzıp' diyelim," dedi. Ege heyecanla kabul etti. Anneleri de bu isim seçiminden memnun kalmıştı, "Zıpzıp gerçekten eğlenceli bir isim!" diye ekledi.
Eve vardıklarında, Defne ve Ege, Zıpzıp için küçük bir akvaryum hazırladılar. İçine birkaç küçük taş ve biraz su koyarak, Zıpzıp'ın kendini rahat hissedeceği bir ortam yarattılar. Zıpzıp, yeni evinde mutlu bir şekilde zıplıyordu. Defne, "Bak Ege, Zıpzıp burada çok mutlu!" diye sevinçle bağırdı.
Bir hafta sonra, Defne ve Ege, Zıpzıp'ı ormana geri götürmeye karar verdiler. "Doğası onun evi," dedi Defne, biraz hüzünlü ama bir o kadar da mutlu. Göle vardıklarında, Zıpzıp'ı dikkatlice serbest bıraktılar ve suyun üzerinde zıplarken onu izlediler. "Küçük dostumuz, artık doğanın bir parçası," dedi Ege gururla. Anneleri, "Gerçek dostluk, sevdiklerimizin mutluluğunu düşünmekle başlar," diyerek onları tebrik etti.