14th Jul 2025
Şu an hayatım öyle güzel bir yerde ki, bazen dönüp bu mutlu günlere nasıl geldiğime inanamıyorum. Her şey 25 yaşında o daireyi satın almamla başladı. Burası, şehrin sakin bir köşesinde, yemyeşil bir site. İçinde çocukların koşturduğu bir bahçe, komşuların oturup çay içtiği bir kamelya var. Dairemin penceresinden gün batımı manzarasını izleyebilmek hayalimdi. Taşınma telaşındayken kapım çaldı. İki erkek komşu, ellerinde bir demlik çay ve mis kokulu poğaçalarla kapımda duruyordu.
“Hoş geldin!” dediler gülümseyerek. Ama sohbetimiz çok kısa sürdü. “Bu site bizlerin,” dediler, “Sekiz daireden yedisinde akrabalarımız yaşıyor. Bize sormadan daireyi sattılar. Açıkçası, buraya yabancı istemiyoruz. Eğer uygunsa, daireyi geri almak istiyoruz.” Şaşırdım, ne diyeceğimi bilemedim. “Eşyalarım daha kutuda. Ama biraz zaman verirseniz, konuşuruz,” dedim. Durum pek de iyi görünmüyordu ama yine de sabretmeye karar verdim.
Ertesi sabah, bahçede çocukların neşeli sesleriyle uyandım. Onların oyunlarına dalıp gitmişken, yan daireden ince bir ses duydum. Küçük bir kız, elinde bir resim defteriyle yanıma yaklaştı. "Merhaba! Benim adım Eylül," dedi. Gözleri pırıl pırıl parlıyordu. Ona gülümsedim, "Merhaba Eylül! Dairemi yeni aldım, ben de Ayşe," dedim.
Komşularla konuşmanın zamanı gelmişti. Dairemden çıkıp onları bulmaya karar verdim. Kamelyaya vardığımda, yine çay içiyor ve sohbet ediyorlardı. Onlara, "Daireyi geri satın almak istiyormuşsunuz," dedim. "Ama ben burayı çok sevdim ve kalmak istiyorum. Belki beraber güzel anılar biriktirebiliriz," diye ekledim. Akrabalardan biri, düşünceli bir şekilde, "Belki de bu koca sitede bir dost daha fena olmaz," dedi gülümseyerek.
Birkaç gün sonra, bahçede yeni bir akşamüstü çayı etkinliği düzenlediler. Ben de davet edildim. Herkes elbirliğiyle yemekler hazırlamıştı. Eylül, elinden tutup beni masadaki boş bir sandalyeye yönlendirdi. O günden sonra, beni artık "yabancı" olarak görmemeye karar verdiler. Yeni evimde, yeni dostlarla birlikte, mutluluğu bulmuştum.